doğum günümde annemi cafe sahibi salih abi sikti

Merhaba www.Mobil Porno Hikayeleri seks okurları, ben istanbuldan cenk. Anlatacağım olay başımdan geçeli bir yıl oldu. Ama anlatıp anlatmamak konusunda çok çelişkiye düştüm. Fakat birileri ile paylaşmanın iyi geleceğini düşündüm. Yaşadığımız olay annemin doğum gününde başımıza geldi. Annem Berrin 51 yaşında, 1.70 boyunda, 92 kiloda, kapalı bir kadındır. Annemin doğum günü yaklaşmıştı. Babamla birlikte sürpriz yapmak için arayışlara girmiştik. Her sene evde kutluyorduk ve bu sene bir değişiklik yapıp dışarıda bir kafede kutlamaya karar verdik. Babamın işleri yoğun olduğu için bu konuyla ben ilgileniyordum. Bir çok yerden teklif aldım. Yerlere gittim baktım. En uygun fiyatı bizim oturduğumuz siteye yakın yeni açılan bir kafeden almıştık. Fiyatı gerçekten çok uygundu. Babamla değerlendirdikten sonra orası olmasına karar verdik. Babamda kafeyi görmek istediği için bir gün sonra kafeye bakmak için birlikte yeniden gittik. Kafe çok modern ve güzel bir kafeydi. 2 ortaklı bir kafeydi. Ortaklardan birini açıldığı günden beri sürekli gidip geldiğim için tanıma fırsatı bulmuştum. Ne zaman gitsem sohbet ediyorduk. Zeki abi memleket olarak doğulu, 1.90 boyunda, esmer, iri yapılı bir adamdı. Babamla birlikte gittiğimizde normalde bu fiyata yapmadıklarını ama benim oranın sürekli müşterisi olduğum için düşük fiyat verdiklerini söyledi ve anlaştık. Babam ücretini ödedi. Pastayı falan kendileri yaptıracaklardı. Herşey onlara aitti. Dışarı çıktık ve arabaya bindik. Babam adamlar güzel bir yer açmışlar ama bela tiplere benziyorlar dedi. Bende bizi ilgilendirmez baba boşver dedim. Babamda tabiki oğlum bize ne dedi ve eve döndük. Annemin doğum gününe tam 1 hafta vardı. Bu süreyi doğum gününü davet edeceğimiz akrabalarımız ve aile dostlarımızı davet ederek geçirdik. Doğum gününün olacağı gün önceden gittim ve hazırlıkların bitip bitmediğine baktım. Geri eve döndüm. Eve telefon açarak otoparkta olduğumu ve inmelerini söyledim. 5 dakika kadar sonra annem ve babam geldiler. Beyaz bir eşarp, beyaz ve siyah çizgili bir gömlek, siyah diz kapağı atında bir etek, siyah ince çorap ve siyah ayakkabı, babam ise siyah takım elbise ve beyaz gömlek giyinmişti. Annem gerçekten çok güzel olmuştu. Zaten yaşına göre de çok bakımlı bir kadındı. Arabaya bindik ve doğum gününün olacağı kafeye geldiğimizde misafirler yerlerini almıştı. Annem, babam ve bende yerimize oturduk. Biraz sohbet ve muhabbetten sonra pasta geldi ve kesti. Herkes tebrik etti ve hediyelerini verdi. Dans müziği çalmaya başladı ve herkes dans ediyordu. Bende kuzenlerimden biriyle dans ediyorum. Bir ara baktığımda kafenin sahibi zeki abi ve ortağının annemi dikkatlice kestiklerini gördüm. Ama önemsemedim. Daha sonra oyun havası çalınca yerime oturdum ve zeki abilere bakmaya başladım. Zeki abi ve ortağı hala annemi kesiyorlardı. Bir yarım saat kadar oynadıktan sonra yavaş yavaş herkes yorulup yerine oturmaya başladı. Biraz sohbetten sonra annem lavaboya gitmek için müsaade istedi. Lavabo alt kattaydı. Annem merdivenlerden inmeye başladığında zeki abi ortağına birşeyler söyleyip oturduğu masadan kalktı ve aşağı kata indi. İçimden bir ses annemle alakalı bir plan içinde olduğunu düşünmemi sağlıyordu. Ortağı hiç bize bakmıyordu. Bende kalabalıktan faydalanıp alt kata indim. Lavabolar tek kişilikti. Bayan bölümünün ise kapısı açıktı. Tuvaletlerin olduğu katın bir alt katından ağlama sesi geliyordu. Sessiz bir şekilde indim. Kapısı kapalı bir odadan senin için bende kahpe, orospum yapıcam seni. Çok hoşuma gittin diye sözler duyuyordum. Kadın ise; yapma ne olur diye yalvarıyordu. Ve bir ahhh sesi duydum. Bu annemdi. Sesinden tanımıştım ve hemen yukarı çıktım. Geri yerime oturdum. 10 dakika kadar sonra zeki abi gelip ortağının yanına oturdu. Hiçbir şey yokmuş gibi muhabbet edip gülüyorlardı. Büyük ihtimalle annemi nasıl siktiğini anlatıyordu. 5 dakika sonra annem hafif topallayarak geldi. Babam ne oldu hayatım dedi. Annem merdivenlerde ayağının takıldığını ve düştüğünü söyledi. Hemen yerine oturdu ama kalkalım bacağım çok acıyor dedi. Babam tamam kalkalım. Gidip zeki beye söyleyip, bir teşekkür edeyim dedi. Babamla birlikte bende gittim. Babam durumu izah etti ve teşekkür etti. Zeki abi çok üzgün olduğunu, keşke daha dikkatli olsaydı yenge hanım gibi kelimeler etti. Babam ben arabayı getireyim sende teşekkür et zeki abine ve anneni getir arabaya dedi. Tamam dedim. Zeki abiye elimi uzatıp teşekkür ettim. Zeki abi de yarın bir ara yanıma uğrarsan, bir şey konuşmak istiyorum annenle alakalı dedi. Bende hayırdır ne konuşacaksınız zeki abi dedim. Oda yarın uğramamı söyledi. Geri masaya dönüp annemi koltuk altından tutup, yürümesine yardımcı olarak arabaya götürmeye başladım. Anneme çorabının nerede olduğunu sordum. Düşünce kaçtı bende çıkartıp çöpe attım dedi. Annemin topallaması zeki abinin yarrağının büyüklüğündendi. Bu beni bir o kadar kızdırıyor ama aynı zamanda farklı zevkler uyandırmıştı. Eve geldiğimizde annem hemen duş alıp yatacağını söyledi. Ve o gün öyle bitti. Birgün sonra saat 15:00 gibi kafeye gittim. Zeki abi her zaman ki yerinde oturuyordu. Gel ofise inelim koçum dedi. Ofise indik. Dün kapısı kapalı olan oda onun ofis olarak kullandığı odaymış. Tabi olayı bildiğimden haberi yoktu. Seninle bir şeyler konuşucam dedi. Buyur abi dedim. Önce şu resimlere bak dedi. Bilgisayarı bana çevirdi. Annemin çıplak ve sikerken amının resimlerini çekmiş, onlarıda bilgisayara atmıştı. Kızmıştım ama korkudan bir şey diyemiyordum. Bana bundan sonra ihtiyacım olduğunda seni arıcam. Sende o şahane anneni dediğim yere getireceksin. Sikicem ve geri götüreceksin dedi. Kabul etmemem durumunda resimleri sitede herkese dağıtacağını, annemi orospu yapacağını söylüyordu. Bende mecburen kabul ettim. Aslında zevkte almıştım. Çekmeceyi açıp annemin dün giydiği çorabı bana verdi. Anneni ten rengi çorapla giydirip yarın buraya getir dedi. Bende peki tamam dedim. Bu ilişki 1 senedir sürüyor. Sadece zeki abi değil, ortağı, arkadaşlarıda sikiyor. Onlarıda başka birgün anlatırım. Düşünceleriniz için mail atabilirsiniz…  

Cafe çalışanı ile ben fenalardayız

Merhaba ensest defterim okuyucuları. Bu siteyi uzun zamandır takip ediyorum. Bundan kısa bir süre önce yaşadığım olayı sizinle paylaşmak istedim. Ben 1.70 boyunda, 54 kiloda, esmer güzeli bir bayanım. Eski sevgilimle Beşiktaş’ta herzaman gittiğimiz bir Cafe vardı. O Cafeyi de, sahiplerini de, ikimiz de çok severdik. Hatta yiyişmelerimizin, elleşmelerimizin çoğu o Cafede olurdu. Ben sevgilimden ayrıldıktan sonra Cafeye vakitsizlikten gidemez oldum. Geçenlerde Beşiktaş’ta işim vardı, evrak almam gerekiyodu, ama 13:30’da alabileceğimi söylediler. Saat daha 11:30 idi. Ne yapabilirm o saate kadar diye düşünürken, o Cafeye gitmeye karar verdim. Hem uzun zamandır da gitmiyordum, özlemiştim. Cafenin sahbibi Serhat, uzun boylu, 30’lu yaşlarda, esmer ve bekar biri. Anladığım kadarıyla iyi niyetli, Cafe de onun ve abisinin. Abisi de çok dürüst biri, namazında niyazında bir adam. Bir de Kemal var, orda çalışıyor, evli ve 3 yaşında bir kızı var. Kumralımsı sarışın, benden 4-5 cm uzun, çok tatlı, güler yüzlü biri. Serhat’la Kemal çok çok yakın arkadaşlar. Aralarında patron çalışan ilişkisi asla yok, zaten gören kimse de öyle demiyor. İkisi de eşit şartlara sahipler, Kemal sadece ortak değil. Oraya gittiğimde Cafe boştu, Kemal bilgisayar başındaydı. Beni görünce, “Ooo kimler gelmiş!” dedi. “Nasılsın, nasıl gidiyor?” muhabbetinden sonra yanıma oturdu, “Birşeyler içer misin?” dedi. “Çay alırım.” dedim. Çayımı getirirken, ona gülerek, “Sen evde karına da böyle hizmet ediyor musun?” dedim. “Yok yaa, evde çay yemek ne gezer…” diye bir cevap verdi. “Eşin sana yemek yapmıyor mu?” dedim. “Yok yapmaz, ben de ona yapmam!” dedi. Belli ki araları açıktı. Biraz dertliydi herhalde. Eşiyle arasının kötü olduğunu, sadece 3 yaşındaki çocukları için devam ettiklerini söyledi. “Zaten karım bana güvenmez, bizim aramızdaki herşey bitti!” dedi. “Kağıt üzerinde evlisiniz yani?” dedim. “Evet!” dedi. Bunları anlatırken bir yandan da bacaklarıma dokunuyordu. “Ya işte böyle Pınar!” deyip dizime hafifçe vuruyordu. Üzülmüştüm karısıyla kötü olmalarına. Evliliğe çok soğuk bakıyordu, bıkmıştı, mutsuzdu. Biz konuşurken bir yandan da müşteriler gelmeye başlamıştı. İki tane kız sandviç istedi. Sonra Kemal beni mutfağa çağırdı, orda işi uzundu. Bu arada sabah Cafeyi Kemal 10’da açıyor, akşam 20 gibi çıkıyor, Serhat ise öğlen 14 gibi geliyor, gece 23’de kapatıyor. O yüzden yalnızdık. Kemal diğer müşterilerin siparişlerini alırken, ben de domatesin kabuklarını soydum, ince ince doğradım. Kemal yanıma geldi, sandviçleri hazırlamaya başladı. Sandviçleri o iki kıza götürdükten sonra yanıma geldi ve bir anda sarıldık. Aslında benim açımdan masum bir sarılmaydı bu. Ama o dudaklarını boynuma koymuştu, nefesini kulağımda hissettiriyordu, hiçte masumca değildi. Bana, “Çok cana yakınsın!” dedi. Ben o hareketinden dolayı şok olmuştum, ondan böyle bir hareket beklemiyordum. Açıkcası onu tahrik edecek birşey de yapmamıştım… Halen birbirimize sarılır vaziyetteydik. “Ben su içeceğim!” deyip kollarından çıktım ve bardak alıp su doldurdum kendime. O da gelen müşterinin siparişini almaya gitti. Elmalı nargile istemişlerdi, böyle şeylerden hiç hoşlanmam, nasıl yapıldığını da bilmiyordum. Kömür gibi birşeyi ateşin üzerine koydu, alevler çıkyıyordu. Biraz ürkütücü bir manzaraydı, ama o çok alışkındı tabi. Ben tezgaha dayanmıştım, bacaklarım çok hafif ayrıktı. Kemal bacaklarını benim bir bacağımı hapsedecek konuma getirmişti, sikini bacağıma değdiriyordu, bir yandan da konuşuyotduk. İnanın ne konuştuğumuzu bile hatırlamıyorum. Sertleşmiş sikini resmen bacağıma dayıyordu. Ben hiçbir şey olmamış gibi sohbete devam ettim. Sonra bir anda yüzünü yüzüme yakınlaştırdı ve dudaklarıma çok sakin bir öpücük kondurdu. Ama kendini geriye çekmemişti, benim de ona karışılık vermemi bekliyordu. Karşılık vermedim, ama kendimi geri de çekmemiştim. Yani öpmesine izin vermiştim. Daha da gevşedi, artık rahat hareket ediyordu. Müşterilerden kaçtıkça yanıma gelip, bana sarılıyordu, kokluyordu. Sarılırken bit ara eli kalçama doğru kaydı. Sonra tekrar yukarı doğru çıkarttı. O içeri giderken kendimi biraz suçlu hissediyordum, onunla öpüştüğüm için değil, evli olduğu için. Kendimi yuva yıkan biri olarak düşünmeye başlamıştım. Aslında bu konuda kendimi rahatlatabiliyordum. Hatta inanın bana, evliliğini kurtarmasını bile istiyordum. Ondan hoşlanmıyordum, etkilenmiyordum, kalbim pır pırr da değildi. Hiç bir aşk belirtisi de yoktu. Sadece o anki heyecan hoşuma gidiyordu. Sonra saatin geç olduğunu farkettim, “Ben gidip evrağımı alayım, geç oldu!” dedim. Kemal, “Ben de seninle geleyim!” dedi. Çünkü Serhat gelmişti. Yolda yürürken bazen koluna girdim, bazen el ele tutuştuk. O benim belime sarılıyordu, göbeğime dokunuyordu. Ben de elimi boynundan göğsüne doğru uzattım ve göğüs kıllarıyla oynamaya başladım, “Huylanıyor musun?” dedim. “Hayır ama…” dedi ve güldü. Ben de hafifçe vurdum göğsüne. Tahrik oluyordu belli ki. Bilerek yapıyordum, farkındaydı. Biryandan da tahrik edici şekilde ona bakıyordum. Bunu farketti ve “Bana öyle bakma, trafikte fena olur!” dedi. Gülümsedim, hiçbir şey demedim. Sonra beni vapura bindirdi ve beni arayacağını söyledi. Uzaklaştım. Eve gelip yatağıma yattım ve olanları düşündüm. Amım sırılsıklamdı, sanırım heyecan beni bu hale sokmuştu. Onu düşünüp mastürbasyon yapmaya başladım. Beni öptüğünü, deli gibi yiyiştiğimizi, göğüslerimi, kalçalarımı avuçladığını düşündüm. Bunların hiç biri gerçekleşmedi. İyiki de yapmamışım diyorum, hayali de yetiyor. Mastürbasyon yaparken dudaklarımı ısırıp yalıyordum, bunun nedeni onunla yiyişmediğimiz içindi. İçimde kalmıştı, tam olarak birbirimizden tat alamadık. Akşam beni aradı, halimi hatırımı sordu, kısa konuştuk. “Kocaman öpüyorum!” dedi. “Bende!” dedim ve kapattık. Ama yolum tekrar Beşiktaş’a düşerse yanına uğramayı planlıyorum. Onunla gezmek tozmak istemiyordum, sadece mutfakta küçücük kaçamaklar yapmak istiyordum. Hem zaten onun da benimle ciddi düşündüğünü zannetmiyordum. O olaydan 5 gün sonra dayanamadım ve sabah erkenden Cafeye gittim. Çok erken bir saat olduğu için kimse yoktu. Kemal’i görünce heycanlandım ve birbirimize sarıldık. Bir anda beni duvara yasladı, deli gibi öpüşmeye başladık. Çok özlemiştim onu, deli gibi de arzuluyordum. Bir eliyle göğüslerimi elliyordu, diğer eliyle de kalçalarımı avuçluyodu. “Çok güzel tenin var, çok güzelsin!” deyip duruyordu. Ben sadece şuursuzca inliyordum, tırnaklarımı omzuna geçirmiştim bile. Sonra beni kucaklayıp masaya oturttu. Bacaklarımla belini sardım, biraz da öyle öpüşmeye devam ettik. Öpüşmek hafif kalır, dilini boğazıma kadar sokuyordu resmen, somuruyordu beni, dudaklarımı hareket bile ettiremiyordum. Bana, “Senin heryerini yalamak istiyorum!” dedi. Ses çıkaramadım. Masaya doğru yatırdı, üzerime çıktı. Elini şortumdan içeri soktu, külotumun üzerinden amımı okşuyordu. Islanmıştım. “Harikasın!” diyordu… Bir anda altından kalktım ve onu ayağa kaldırdım, masaya dayadım. Seksi bakışlarımı atarak yavaşça aşağıya doğru çömeldim, niyetimi anlamıştı, hafifçe gülümsedi. Kemerini ve pantolonunun düğmesini açtım, daha sonra fermuarını indirdim. Siki zaten pantolonunu zorluyodu. Boxerını görünce mimiklerime hakim olamadım, çok şaşırmıştım, siki kalın birşeye benziyordu. Daha fazla dayanamadım ve boxerını da indirdim. Gerçekten kalın bir siki vardı. Birazcık inceledikten sonra dudaklarımı değdirmeye başladım. Dilimle başını yalıyor, başını ağzıma alıp emiyordum. İyice delirmişti, hırıltılarından belliydi. Sonra köküne kadar ağzıma almak için biraz nefes aldım. O sikin tamamını ağzıma sokunca, öyle bir ohhladı ki, tahrik olmamak imkansızdı. Eliyle başıma bastırıyodu. İyi bir ritim yakalamıştık… Daha sonra beni masaya oturtturdu. Tekrar boynumu, göğüslerimi emmeye başladı. Eliyle de amımı yokluyordu. Deli gibi inlediğimi hatırlıyorum. Şortumun düğmesini açtı ve bacaklarımdan aşağıya indirdi. Külotumun üzerinden amımı dillemeye başladı. “Erkeğimmmm!” diye inliyordum. Sonra külotumu indirdi. Bacaklarımı iyice ayırdı, bir gözlerime bakıyodu, bir amıma. Amıma bakarak, “Muhteşem!” dedi. Klitorisimi yalamaya başladı. Biraz yaladıktan sonra parmağını amıma sokmaya başladı. Nefes alışverişlerim değişmişti. Bir yandan klitorisimi emiyordu, diğer yandan parmağını sokuyordu amıma. Deliriyordum. Kaç kere orgazm olduğumu inanın bilmiyorum. Amımdan akan sular bacaklarımdan aşağı süzülüyordu, hissediyordum… “Gir artık içime erkeğim!” dediğimi hatırlıyorum. Dudaklarıma öpücük kondurduktan sonra bacaklarımı omzuna aldı. Amıma ilk girdiğinde gözlerim fal taşı gibi açıldı. Sadece, “Hayvan! Yavaş!” diyebildim. Özür dileyip biraz bekledi ve sonra devam etti. İçime git gel yaparken, “Çok sıcaksın, çok darsın, mahvediyorsun beni!” diyodu. Ben de, “Tek erkeğimsin, bu am hep seni bekledi, deli gibi sik beni sevgilim!” diyordum. Sonra posizyon değişikliği yaptık ve ellerimi masaya dayayıp beni önünde domalttı. Amıma 10-15 dakika da öyle git gel yaptı. Artık gözlerimi kapamış, anın tadını çıkartıyordum, dizlerimin de bağı çözülmüştü… “Boşalacağım!” diyerek sikini amımdan çıkardı. Hemen önüne eğildim ve ağzıma aldım, biraz sikini yaladıktan sonra göğüslerime doğru haykırarak boşaldı. Ben de spermlerini göğüs uçlarıma iyice sürdüm. Sonra kalktım ve “Mükemmeldin sevgilim!” deyip boynundan öptüm. Giyindikten sonra koltuğa geçip oturduk. Halen nefes nefeseydik. Saatte 11’e yaklaşmıştı, “Müşteriler gelir…” diyerek Cafenin kapısını açtı. “Ben de gitmeliyim!” diyerek çantama doğru yöneldim. Kolumdan tuttu ve mutfağa doğru çekti. Sırtımı duvara yaslayıp, dudaklarıma yumuldu. “Aşkım yeter!” diyordum, fakat dinlemiyordu. Kalçamı öyle bir avuçladı ki, yürürken bile zorlandım. “Hoşçakal erkeğim!” diyerek Cafeden çıktım… Bundan sonra ilişkimiz ne olur, nasıl olur bilmiyorum, ama ondan çok etkileniyorum. Olgun tavırları beni öldürüyor, mahvoluyorum. O derin, samimi bakışları hiç bir erkekte görmedim.

Ankara escort
Ankara escort bayan
Escort Ankara