banka sırasındakı olgun ve dolgun

Başımdan geçen çok güzel bir hikayeyi anlatmak istiyorum, istanbulda’de yaşayan 25 yaşında bir erkeğim , geçen yaz akşam saat sekiz civarında para çekmek için bankamatiğe gittim, sırada 2 kişi vardı. Hemen önümde 40-45 yaşlarında bakımlı bir bayan duruyordu, zaten olgun bayanlar hep ilgimi çekmiştir. Sıra kendisine geldi ve parasını çektikten sonra tam ayrılacakken ayağı tökezledi ve düşüyordu refleks olarak kollarında yakaladım, dönerek gülümsedi ve teşekkür etti. Ayağını epey burkmuş olacak ki, üstüne basamıyordu, bir adım atmayı denedi ve başaramayacağını anlatınca duvara yaslanıp “sanırım yürüyemeyeceğim” dedi.İsterseniz kolunuza gireyim, şuradan bir taksi çeviririz dedim. Taksiye gerek yok evim yakın zaten ama bana yardımcı olursanız sevinirim deyince birden heyecanlandım, aklıma bin türlü fantezi gelmişti. Neyse koluna girdim ve yürümeye başladık, çok güzel bir parfüm sıkmıştı, koluma da öyle sıkı sıkı yapışmıştı ki, benimki sertleşmeye başlamıştı bile. Dayanamadım, çok güzel kokuyorsunuz dedim, gülümseyerek kocam yaş günümde almıştı dedi. Biraz daha yürüdükten sonra çok yorulduğunu ve canının acımaya başladığını söyledi, bir yere oturalım isterseniz dedim ve az ilerdeki cafeye oturduk, çaylarımızı içerken havadan sudan sohbet ediyorduk, 43 yaşında olduğunu, bir çocuğunun üniversitede okuduğundan bahsetti, kocası muhasebeciymiş, bir süre sonra kalkalım mı dedi, kabul ettim ve 10 dakikalık bir yürüyüşten sonra evine geldik. Ben onu öylece bırakıp gitmek istemiyordum, onunla sevişmeyi kafamda hayal ederken, bana ayağım yine acımaya başladı, yukarı kadar çıkmama yardım eder misin deyince hemen kabul ettim, birlikte evin kapısına geldiğimizde “sende yoruldun içeri gelirsen sana bir neskafe ikram etmek isterim” dedi. Eşiniz yok mu diye sorduğumda hayır evde değil diyerek gülümsedi. Hemen kabul ettim, salona geçmemi kendisinin de bir şeyler hazırlayıp geleceğini söyledi. Ben onunla sevişmenin hayalini kurarken o üstüne rahat bir eşofman takımı giymiş olarak salona geldi ve istersen gel kahvelerimizi mutfakta içelim dedi. Önümden mutfağa doğru yürürken kalçalarına bakıyordum yaşına göre çok biçimliydiler, onu nasıl arzuladığımı anlatamam. Neskafelerimizi içerken birer de sigara yaktık ve tekrar sohbete başladık, eşinin çok yoğun çalıştığını, bugün de Ankara’ya seminere gittiğini ve 5 gün orada kalacağını söyledi. Her gün işten çok yorgun geliyor ve hemen yatıyor dediğinde, sıkıcı olmalı sizin için dedim, gülümseyerek. Evet, oldukça sıradan bir yaşantımız var, sen gençsin henüz bilemezsin tabii dedi. Kahvemiz ve sigaramız bitmişti ancak ben onunla sevişmeden ayrılmak istemiyordum, ben artık gideyim diyerek ayağa kalktığımda kabaran aletimin pantolonumun üzerinden ne kadar belli olduğunu fark etmemiştim bile, yerime oturacakken bakışlarının tüm arzusuyla aletimin üzerinde olduğunu fark ettim. Bir yandan aletime bakıyor bir yandan da alt dudağını hafifçe ısırıyordu. Mutfakta ikimiz de ayaktaydık, artık dayanacak gücüm kalmamıştı, yanına yaklaşıp sana yardımcı olmak isterim dedim. “Ne gibi dedi” gülümseyerek. Konuşacak bir şey yoktu bundan sonra, dudaklarına yapıştım ve beklediğim karşılık hemen geldi. Deliler gibi öpüşmeye başladık, sevişmeye çok susadığı belliydi, bu kadar ateşli öpüşen birini daha önce görmemiştim. Bir yandan beni öperken bir yandan da eliyle aletimi okşuyordu. Mutfaktan çıkıp yatak odasına geçtik, “bu oda kaç zamandır buzdolabından farksızdı gel biraz ısıtalım” dedi. Yatağa geçip kenarına oturdu, yanına yaklaştım karşısında dikiliyordum şimdi. Pantolonumun kemerini çözüp külotla birlikte dizlerime kadar aşağı çekti, sikim bütün ihtişamıyla önünde duruyordu şimdi. Kafasını kaldırıp gözlerime bakarak “bunu bitireceğim şimdi” diyerek ağzına aldı. ( ) O kadar iştahla emiyordu ki, çok zamandır seks yapmadığı belliydi. Ben de yanına uzanarak üstümü çıkarmaya başladım, bu arada emmeye devam ediyordu. Sonra ayağa kalktı ve karşıma geçerek soyunmaya başladı. Eşofman üstünü çıkardığında içinde hiçbir şeyin olmadığını gördüm. Göğüsleri çok güzel görünüyordu, uçları irileşmiş, emilmeyi bekliyorlardı. Bu arada altını da çıkararak yanıma geldi ve pantolonumu bir çırpıda çıkardı. Yatağa uzanmasını söyledim, külotunun yanlarından tutarak aşağı doğru çekerken tertemiz amı yavaşça açığa çıkıyordu, kabarmış ve pırıl pırıldı. Külotunu çıkarıp 69 pozisyonu aldım. Sikimi öyle iştahla emiyordu ki, dibine kadar ağzına alıyor yavaşça ısırarak geri bırakıyordu. Tertemiz amını yalamaya başlamıştım bende, dizlerini kendine doğru çekmiş, bacaklarını da iki yana ayırmıştı. Dilimle en derinlerine kadar giriyor, hafifçe ısırıyorum. İyice ıslanmıştı, o ıslandıkça ben yalıyor amının daha derinlerine iniyordum. Ben yalarken titreyerek boşaldığını hissettim, çok muhteşem bir duyguydu. Pozisyon değiştirip döndüm ve dudaklarına yapıştım tekrar öpmeye başladım, artık kendinden geçmişti, ben yavaşça aşağılara inmiş göğüslerini emiyor uçlarını ısırıyordum. Artık hadi demeye başlamıştı, bacaklarını iki yana ayırarak sikimi kabarmış amının üstünde gezdiriyordum, başını yavaşça içine soktuğumda belini kaldırarak “ohh” diye inlemesi çok hoşuma gitmişti, bu kadın gerçekten sikilmeye hasret kalmıştı. Sonra hepsini sokuyorum dibine kadar, ben gidip geldikçe bacaklarını belime dolayıp kendine çekiyor, evet evet diye inliyordu. İkimizde kontrolü kaybetmiştik, saçlarımı çekiyor çığlıklar atıyordu. Bir kez daha kasılarak boşaldı, amı zevkten sırılsıklam olmuştu, ben de daha fazla dayanamayacaktım, içinde çıkarak göğüslerinin üstünde diz çöktüm. Göğüslerine boşalmak istiyordum ama o ağzıma ver hepsini istiyorum dedi. O kadar güzel emiyordu ki, daha fazla dayanamadım ve ağzına boşaldım, bir damlasını bile akıtmadan hepsini yuttu. Sonra yalayarak sikimi temizledi ve yatağa uzanıp birer sigara içtik. “Çok uzun zamandır böyle sevişmemiştim, bu hafta hep benimle ol” dedi. O beş günü birlikte geçirdik. Gündüzleri yanına gidiyor, akşama kadar sevişiyorduk. bole sex arayan bayanlara beklıyoruym istanbull cıvarıı keske yıne oyle gnler olsaa dıyorummm ve sız beklıyorumm
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 237 800 00 66

Banka memuru koca yaraklı bir aygır çıktı

Merhabalar. Adım Zerrin, 47 yaşında, esmer ve dul bir kadınım. 2 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiğim Fabrikatör Kocamdan kalan Fabrikanın yönetimiyle ben ilgilenmeye başladım.
 Kızım da Amerikada Üniversitede okuduğu için, 3 yıl boyunca tek başıma tüm zamanımı Fabrikanın işleriyle harcadım, ama malesef mizacım iş kadınlığına elvermediğinden ve parasal sıkıntım olmadığından sonunda Fabrikayı satmak zorunda kaldım. 
Kocam çok zengin biriydi, Fabrikanın haricinde daha birçok gayrımenkulden oluşan yüklü bir miras bırakmıştı. Takriben 1,5 yıldır da mirasla uğraşmaktan kendime hiç zaman ayıramamıştım. Parasal işlerimi Şişli taraflarındaki bir Banka şubesi ile hallediyordum. Küçük bir şube seçmemin sebebi, yüklü mevduatım olduğundan çok daha samimi ve kolay işlem yaptırmamdandı.
Bir gün yine gelen faizleri ve kiraları kontrol etmek için şubeye gittiğimde, yeni bir memurun işe başlamış olduğunu gördüm. Diğer çalışan 7-8 kişinin arasında hemen göze batıyordu. Çok yakışıklı bir gençti, 1.80 boylarında, temiz yüzlü, atletik yapılı biriydi. Görür görmez bayılmıştım. Şöyle bir ellerine baktım, yüzük filan yoktu, muhtemelen bekardı. 2 yıldır işten güçten başımı alamamış, ancak kendimi toplamışım, bir anda tahrik olmuştum, içim erimişti görünce. Müdüre hanımın yanında kahvemi içerken, hesaplarımı kontrol ettim.
Müdürehanımla konuşurken, öylesine işe yeni başlayan memurdan bahsettim. Müdüre hanım da sinsice gülümseyerek, “Evet yeni başladı, ismi Selim. Daha bekar ve üstelik sizin semtte oturuyor!” ? ) dedi. Neyse, ben kahvemi bitirdikten sonra şubeden ayrılıp eve döndüm. Ama kafama takmıştım bir kere, bu yeni gelen çocuğu daha yakından tanımam lazımdı…
Ne yaparım, nasıl yaparım diye düşünürken, aklıma birşey geldi.
Bankadakiler saat 18:00 de paydos ediyorlardı, akşam 17:15 gibi Müdüre hanımı arayıp, “Ah şekerim sorma, öğlen unutmuşum, bu akşam bir düğüne gideceğim, hediye almam lazım, bizahmet o yeni gelen memur çocukla bana 1.500 TL gönderiver, sana verdiğim vekaletten halledersin! Adı neydi, Selim miydi? Nasıl olsa bizim semtte oturuyormuş!” dedim. Müdüre hanım da, “Tamam, hemen yolluyorum!” dedi. Ben de hemen bir duş alıp bornozumu giydim ve Selimi beklemeye başladım. 15 dakika sonra Selim kapıyı çaldığında bornozla kapıyı açtım. Elindeki zarfı göstererek, “Müdüre hanım gönderdi…” dedi.
Parayı teslim aldığıma dair Makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı…
Selimin gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin…” dedim. Kalkıp iki bardak Viski doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selimin bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra Viskisini fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz varmıydı Zerrin hanım?” dedi.
Selimin önüne baktığımda siki neredeyse pantolonundan fırlayacak gibiydi, hiç düşünmeden elimi pantolonunun üzerinden sikine atıp kavradım, “Bunu istiyorum!” dedim ve dudaklarına yumuldum. Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selimin elleri de göğüslerimi kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. O onda amımın suları şarıl şurul akmaya başlamıştı zaten…
Ben Selimin külodunu da bir çırpıda aşağı indirdiğimde, kazık gibi siki fırlamıştı. Hemen eğilip sikinin mantar gibi başını ağzıma aldım ve emmeye başladım. Elimi de taşaklarına attım, taşaklarını sıktıra sıktıra sikini emiyordum. Selim de boş durmuyor, elleri kah göğüslerimde kah kalçamda okşamalarına devam ediyordu. Bir anda kalkıp Selimin kucağına oturdum, sikinin başı göbeğime geliyordu. Dudaklarımız tekrar birleşmiş, şehvetle birbirini emip ısırırken, biraz kalkıp elimle Selimin sikini amıma denk getirip üzerine bıraktım kendimi.
O anda zevkten ölebilirdim, Selimin kazık gibi siki bir anda içime saplanmış ve tiz bir çığlık atmıştım. Dibine kadar aldıktan sonra yavaş yavaş oturup kalkarak kendi kendime gitgel yapıyordum. Müthiş bir şehvet Okyanusunda yüzüyordum sanki, her oturuşumda neredeyse çığlık atıyordum. Amımdan sular akmaya başladığında inleyerek birden hızlandım. Selim ise altımda resmen böğürüyordu. Tam gelmek üzereydim, birden hızla oturup Selimin sikini amımın içinde kasarak hapsettim ve sarsılmaya başladım…
Selim de, “Uuuaaoohhh, geliyorummm! diye inleyerek alttan kalçasını kaldırarak dahada derine girdi ve lavlarını içime boşaltmaya başladı. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. İkimiz aynı anda gelmiştik ve ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir orgazm yaşıyordum. O vaziyette, siki içimdeyken bir müddet Selimin kucağında kaldım. Sehpadaki telefonum çalmaya başladı, Selimin kucağından inmeden telefona uzanıp cevap verdim. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “OK!” dedi kapattı…
Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selimi. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yeyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selime saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Beni sırtüstü yatağa atıp, direk amıma yumularak dillemeye başladı. Yatakta biraz döndü ve siki tam suratımın üzerine geldi. 69 olmuştuk.
Ben de onun sikini tutup emmeye başladım. Birbirimizinkini çılgınlar gibi emerken, o an bir kere orgazm oldum, sularım akmaya başlamıştı. Selimin siki kazık gibi olmuştu, ağzıma sığdıramıyordum. Sikini elimle kavradım ve iri göğüslerimin arasına aldım. Selim göğüslerimi biraz siktikten sonra dönerek kasıklarıma oturdu, üzerime eğilip göğüslerimi emmeye ısırmaya başladı. Dayanamıyordum artık, bacaklarımı açmaya başladım. Selim de üzerimden indi, ayak bileklerimden kavrayıp ayaklarımı omzuna koydu, nabız gibi atan sikini amımın dudaklarıma sürmeye başlamıştı.
 Zevkten çıldırıyordum, inlemelerim duvarlarda yankılanıyordu…
Az sonra Selimin sikinin santim santim amımın içine kaydığını hissediyordum. Tamamını içime köklediğinde bir çığlık daha atmıştım. Zira amım Selimin sikine göre dar geliyordu. Hele Selimin amıma geçirirken, “Ohhh yavrum, ne kadar dar amın var! Ben bu amı sabahlara kadar sikmezmiyim!” gibi konuşmaları benim aklımı tümden alıyor, daha çok tahrik oluyor ve kendimden geçiyordum.
Nasıl dediğime ben de şaşırıyordum, ama ben de Selime, “Sik koçum! Parçala amımı! Bu amın bundan sonra tek sahibi sensin! Sok erkeğim, bitir beni! Yerim senin o muhteşem yarağını!” gibi laflar ediyordum. Selim de daha sert ve hızlı basıyordu. Beni altında katlamış gibiydi ve sikinin baskısını taa midemde hissediyordum, ama buna rağmen ben de kalçamı ona doğru iterek dahada içime almaya çalışıyor ve “Sokkkk! Daha sokkk!” diye bağırıyordum. Kaçıncı orgazmım olduğunu sayamadım…
Selim beni evire çevire yarım saate yakın sikti. En son beni domaltarak gitgel yaptığında artık ben perişan olmuştum ve “Boşallll! Boşal artık erkeğim! Ben bitttimmm!” demiştim. Selim de daha da hızlanarak, “Geliyorummmm aşkımmmm!” diyerek içime fışkırmaya başlamıştı. Müthiş birşeydi! Tüm evliliğimdeki sikişmelerimin hepsinin toplamından daha çok zevk almıştım. Artık Selim benim erkeğim olmuştu.
O gece Selim bende yattı ve beni birde hiç sikilmemiş bakire götümden siktikten sonra uyuduk. Sabah erkenden Selim uyanmış ve amımı yalayarak beni de uyandırmıştı. Sabah sikişinden sonra o işe giderken, ben yatakta öylece kalakalmıştım. Öğleden sonra Şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim.